pages bottom
Cilt Bakımı Kaç Yaşında Başlar?

cilt-bakimiGenç yaşta cilt bakımına başlanmasının, kaliteli ve güzel bir cilde sahip olmanın reçetesi olduğu ve bakıma 11 yaşından itibaren başlanması gerektiği ve cilt bakımının kesinlikle bir uzman doktor veya estetisyen ile görüşülerek yapılması gerektiği tüm uzmanların üstünde hem fikir olduğu bir konudur.
Kozmetik ürünlerinin yanlış kullanılmasının kötü sonuçlar doğurabileceğini sürekli vurgulayan uzmanlar, “Örneğin, hassas bir cilde sahip olan bir kişinin, hassas olmayan ciltlere özgü kozmetik ürünleri kullanması ciltte geri dönüşümü olmayan rahatsızlıklara yol açabilir” diyor.
“Kozmetik ürünler, kesinlikle uzman kişilerle görüşülerek kullanılmalı. Ergenliğin başladığı 11 yaşında cilt bakımına da başlanması gerekir. Bu dönem, yaşanan hormonsal değişiklikler nedeniyle sivilcelerin de başlangıç dönemidir ve uzman doktor veya estetisyen kontrolünde düzenli bir cilt bakımı ile sorunsuzca atlatılabilir.
Evdeki cilt bakımının önemine de dikkati çeken uzmanlar, Ev bakımının günlük yapılması gerekir. Sabah ve akşam yüzün yıkanması ve günlük nemlendirici kullanmak şarttır. Herkes, kendine uygun kremi uzman doktor kontrolünde almalı ve kullanmalıdır.
Cilt bakımı sadece yüzeysel olarak yapılmamalıdır. Kişinin yediklerine ve içtiklerine de dikkat etmesi gerekir. Asitli içecekler, yağlı ve fast food yiyecekler, ketçap, mayonez, patates kızartmasının aşırı tüketilmemesi ve bol su içilmesi alışkanlığı çocuklara erken yaşta kazandırılmalıdır. Genç yaşta cilt bakımına başlanması, kaliteli ve güzel bir cilde sahip olmanın reçetesidir.”
Güneş kreminin sadece yazın plajda kullanılmasının da yanlış bir uygulamadır, Güneş kremi, akneli ve sivilceli ciltleri güneş lekelenmelerine karşı adeta bir kalkan gibi korur ve her mevsim kullanılmalıdır. Güneş kremi alırken dikkat edilmesi gereken, kullanıldığı sezona uygun ve son kullanma tarihinin geçmemiş olmasıdır.

Huzurlu Bir Yaşam İçin Yoga !

Batıya yansıdığı şekliyle yoga, nefes alma teknikleri ve bedensel hareketler eşliğinde yaşama uyarlanabilen bir felsefedir. Ancak yogayı tek kelimeyle özetlemek gerekirse yoganın insana kendini iyi hissettiren bir felsefe olduğunu söylemek yeterlidir. Bu yüzden her zaman olduğu gibi modern yaşamın getirdiği yükten kurtulmak isteyen Batı ve Amerika, aradığı huzuru bulmak için yine Doğuya ve doğu felsefesine yüzünü dönüyor.
Özellikle Avrupa’da birçok yoga okulu bulunuyor. Bu okullarda temel yoga felsefesi verildikten sonra, bu felsefeyle ilgilenenler buluşturulup toplu meditasyon saatleri düzenleniyor. Ancak yoganın bir yaşam felsefesi olması ve pratikte uygulanabilirliği, bu felsefenin dört duvar arasında sıkışıp kalmasını da önlüyor.

Yoga yapmanın faydaları nelerdir?

yoga1Yıllardan beridir insanla doğa arasındaki güçlü bağın önemi üzerinde duruyor doğu felsefeleri. Bu yüzden de tüm doğu felsefelerinde nefes alma, nefes kontrolü ve bedenin eğitilmesi büyük önem taşır. Doğadan kaçarak teknolojiye kucak açan Batılı doğayla yaşamanın önemini henüz yeni anlamış olmalı ki, Avrupa’da da bitkisel tedavi, meditasyon vb. günden güne daha popüler hale geliyor. Peki, yoganın yararları nelerdir? Depresyon ve anksiyeteyi kontrol altına alır. Stresi azaltır. Kan dolaşımını düzene sokar, kan basıncını düşürür. Bir konu üzerinde yoğunlaşmayı ve daha yaratıcı olmayı sağlar. Kilo almayı önler. Sara, diyabet, baş ağrısı, kalp rahatsızlıklarını en aza indirger. Sinir sistemini düzenleyip, kişiyi sakinleştirir. Kasların elastikiyetini ve gücünü korur. Yaşama dair tüm problemlere çözüm bularak yaşamı kolaylaştırmayı, güzelleştirmeyi sağlar.

Yoga çeşitleri…

Birkaç farklı isim altında birbirinden ayrılsa da aynı özde birleşen 6 yoga felsefesinden bahsedilebilir. Bunlar; Bhakti Yoga, Hatha Yoga, Jnana Yoga, Karma Yoga, Raja Yoga ve Tantra Yoga’dır.

Karma Yoga, felsefeyi yaşamına uygulamaya çalışan insanlar, gönüllü işlerde görev alır, başkalarının ruhani gelişimini destekleyerek faaliyetlerini gerçekleştirirler. Fakirlere yiyecek ve giyecek yardımı yaparken, durumu müsait olmayıp okula gitmek isteyen insanların eğitim alabilmesi için gereken maddi desteği verirler.

yoga2

Raja Yoga, karmaşık düşünce ve duygulardan uzaklaşıp daha düzenli ve hedefli olarak düşünebilmeyi esas alan bir felsefe üzerinde yoğunlaşıyor. Böylesi bir düşünce sağlığına erişmek için omurgayı dik bir konumda tutarak oturmak ve doğru biçimde nefes alma tekniklerini öğrenmek gerektiği ileri sürülüyor.
Jnana Yoga, diğer yoga türleri arasındaki en zorlu felsefeyi içeriyor. Bilgi ya da erdem anlamına gelen jnona, insanın sahip olabileceği evrensel erdemlere işaret ediyor. Bu zorlu yola giren insanın, kendi yanılgılarından arınarak, yine kendisiyle ilgili gerçek bilgiye ulaşabileceğini savunan bu yoga felsefesi, evrensel bir ruh bilincinin varlığına inanıyor. Bu yolda, artık Ben bir doktorum, Ben bir kadın veya erkeğim gibi kişisel söylemlerin hiç bir önemi kalmıyor. Hatta böylesi sıfatlar yalnızca sanal bir aleme ait olurken benlik de tamamıyla vasıflardan yoksun kalıyor.
Günümüzde çoğu insan Yoga’yı vücut hareketlerinden ibaret bilse de, hangi türde olursa olsun Yoga aslında kökeni çok eskilere dayanan bir yaşam felsefesidir.

Selülit