pages bottom
İlk Gece

cinsel-erkek-kadin-iliski-evlilik-sahil1“Aman aceleye getirme!” uyarısı, yüzde doksan dokuz kulak ardı edilecektir. Nice zamandır hayalini kurup dört gözle beklediğiniz bu işi gerçekleştirmek için acele etmenizden doğal bir şey olamaz. Sizi kaygılandıran noktaları bir an önce çözümleyip geride bırakmayı istemek de doğaldır. Kaç zamandır kafanızı kurcalayan “acaba”lara bir an önce çözüm bulmak için sabırsızlanmaktan daha doğal bir şey de olamaz. Kısacası, ağırdan almak konusundaki tüm uyarı ve kararlara karşın duyduğunuz kaygı, merak ve heyecan büyük bir olasılıkla sizi evliliğin ilk cinsel birleşmesinde aceleci olmaya itecektir.
Sonucun nasıl çıkacağı önceden kestirilemez. Belki hiç pürüz çıkmadan doyuma ulaşacaksınız, belki de çeşitli pürüzlerle karşılaşacaksınız.

Kadının ilk cinsel ilişki`ye (koitus) karşı duyduğu tipik, yaygın tepki bir düş kırıklığıdır: “Bunca lafını duyduğum şeyin olup olacağı bu muymuş?” Bu kadın ilk cinsel ilişkisin de büyük bir olasılıkla orgazm olmayacaktır.

Erkeğin tipik tepkisi, çok çabuk orgazm olarak erken boşalmaktır (zamansız eja-külasyon). Gene tipik olarak, hem kadın hem de erkek büyük bir ihtimalle, kendilerinde bir eksiklik olduğuna inanarak suçluluk duygusuna kapılacaklardır ki bu tamamen yersizdir.

Yeni evlenen çiftlerin çoğunluğu birbirlerine alışmamışlardır, alışmaları gerekir. Birbirlerinin neyi sevip sevmediklerini, vücutlarının ritmini öğrenmeleri gerekir. Dans etmeye de benzer iki vücudun birbirine uymayı öğrenmesi, ilk birleşmede eşlerin ikisinin de güvensiz olması doğaldır. Bu güvensizliğin doğal olduğunu bilirseniz gerginliğiniz, korkularınız azalabilir ki bu da çok önemlidir. Çünkü bir kez, “Eyvah, bir bozukluk var,” diye korkuya kapıldınız mı gerçek bozuklukların baş göstereceğinden emin olabilirsiniz.

Kadın bundan önce hiç cinsel ilişkide bulunmamışsa, onun bakireliğinin sona erecek olması nedeniyle hem kendinin hem de eşinin kaygı duymaları ve gerilim içinde olmaları da olağandır. Kadının gerginliği çoğunlukla vajina girişindeki kasları büsbütün sıkıp büzer. Sinirlerimiz gerilince boyun, boğaz, omuz kaslarımızın sıkışması gibi. Kimi zaman gerginliğimizi fark edebilirsek kaslarımızı kendi kendimize, bilinçli olarak gevşetebiliriz. Kimi zaman da kaslarımıza söz geçiremeyiz.

“İlk gece”de cinsel ilişki sırasında gelinin geleneksel olarak çektiği can acısının başlıca nedeni vajina girişindeki kasların aşırı sıkışıp gerilmesidir. Vajinaya giriş (penetrasyon) yapmaya çalışan erkek cinsel organı bu işi gerçekleştirebilmek için vajina girişini zorladıkça kadın can acısı duyacaktır, işte bu kasları kadın bilinçli olarak, bir dereceye kadar gevşetip gevşek tutabilir. Başarılı bir ilk gece yaşamak isteyen kadınlar, evlenmeden önce bu kasları büzüp gevşeterek alıştırma yapmalıdırlar, ilk cinsel ilişki`nin heyecanı sırasında bu alıştırmaları hatırlayıp uygulayabilirlerse ilk penetrasyon sırasında daha az can acısı duyacaklardır.
Kadının aşırı gerginliğini önlemek için yapılabilecek olan başka bir şey de kızlık zarı (himen) konusundaki masalları açıklığa kavuşturmaktır.

Gerçekte kızlık zarı vajina girişini ancak kısmen kapayan, oldukça ince bir zardır. Tümden kapalı olması imkânsızdır, hiç değilse âdet kanı oradan akacaktır. Kızlık zarı aralığı kiminde çok küçük, kiminde nispeten geniş olur. Kimi kızlık zarı oldukça kalın, kimisi ipinceciktir. Ne var ki kızlık zarı elastik bir dokuda olduğu için zardaki aralık, kas gevşetmesi ile ya da penisin zorlamasıyla genişleyebilir. Aralık, penisin zorlamasıyla genişlerse, bu durum biraz kanamaya ve geçici bir ağrıya neden olur, ama vajinanın kendisi herhangi bir zarar görmez.

Buna rağmen genç kız, ilk cinsel ilişki çocukluktan kalan “iyi bir kız” olma isteği nedeniyle kendini bilinçsiz olarak gerebilir. Biz dönelim ilk geceye. Kaslarını kendi kontrol etmeyen kadının ilk cinsel ilişki sırasındaki heyecan arasında iyice gerginleşmesi doğaldır. Üstelik normal olarak cinsel heyecanlanma sırasında vajinanın iç duvarlarının sızdırdığı kayganlaştırıcı, nemlendirici salgılar da bu gerginlik yüzünden iyice kıtlaşacaktır. Bu yüzden kızlık zarı, normalde olduğundan çok daha kalın ve gergin duracaktır.

Bu da erkeğin penetrasyonu gerçekleştirebilmek için aşırı güç ve baskı kullanmasını gerektirecektir. Böyle bir durum eşlerin ikisi için de ürkütücü bir durumdur. Kadın saldırıya uğramış gibi olurken erkek üstüne düşeni başarabilmek uğruna sevdiği kadına ıstırap vermek zorunda kalarak dehşete kapılabilir.

Birleşmeye biraz ara vermek, konuşmak, dinlenmek, birbirinizi yüreklendirmek kimi durumlarda başarıyı kolaylaştırabilir. Bu arada erkeğin kaygı ve sinir gerinliği yüzünden tam ereksiyon olmaması ilk gecelerde sık sık rastlanan bir durumdur. Bu erkeği müthiş sıkar ve üzer, çünkü bu konu güven ve gururunun kökeni olan erkekliğiyle ilgilidir. Erkekliğinin sıfıra indiğini hisseder. Ama paniğe ve iktidarsızlık duygusuna kapılmamak için bilinçli çaba harcaması şarttır. Yoksa duygusal ve cinsel yönden soğuklaşıp uzaklaşabilir.

Eşlerin ilk birleşmeler sırasında düşebilecekleri en ciddi yanılgı herhangi bir nedenle soğukluğa kapılıp duygusal yönden birbirlerinden uzaklaşmaktır. Böyle bir tutum, kişinin kendi kendini ve karşısındakini suçlamasına yol açar. Gerginliği artırır ve yeni başarısızlıklara yol hazırlar. Böyle bir durumda kişinin kendi kabuğuna çekilmesi de yanlıştır. Sevgi, anlayış ve hoşgörüye her zamandan çok ihtiyaç vardır.

ilk-gece-2Sımsıkı sarılmak, öpüşmek, okşamak, sevmek Tatlı, yüreklendirici, umutlandırıcı sözler fısıldamak Yapılması gerekenler bunlardır. Sizin kişisel olarak yapmanız gereken ilk ve başlıca şey de şunu hatırlamaktır: Bu ilk sevişme yalnızca bir başlangıçtır ve önsözdür, asıl öykü daha sonra gelecektir.

Kadın ya da erkek ilk gece ile korku varsa öncesinde kulaktan dolma bilgilerle beyninizi iyice doldurmak yerine bir uzman yardımı almak her zaman için en iyi yöntem olacaktır. Aile büyükleri ya da en yakın arkadaşlardan bu konuda bilgilenmek, yapılabilecekler ya da olabilecek hakkında bilgi istemek utanılacak bir şey olmadığı gibi, ilk deneyim öncesi heyecanınızın azalmasına neden olacaktır. Hala kafanızda kuşku ya da korku varsa bunu aşmanın en güzel yanı ise partnerinizle konuşmak, mümkünse bu geceyi korkulardan arınıp birbirinize alışana kadar ertelemek olabilir. Unutulmaması gereken yaşanması gereken o ilk gecenin bir mecburiyet olmadığıdır.

İlk gece ilişkide bulunamamak, kanama olmaması veya kanamanın durmaması en sık karşılaştığımız problemlerdendir. Erkeklerde geçici iktidarsızlık olurken bayanlarda da vaginismus dediğimiz ilişkiye izin vermeme durumu olabilmektedir.

Mastürbasyon

masturbasyon

Mastürbasyon kelimesi latince ”masturbare=(elle bozmak )” fiilinden türemiştir.
Günümüzde kullanımı; kişinin (kadın veya erkek) kendi kendine cinsellik yaşaması veya cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme denir. Daha modernize bir açıklama ile ; bir cinsel tepki üreten istemli kendi kendine uyarım olarak tanımlanabilir.
Mastürbasyon hayal gücünün veya fantezinin sonsuz kullanımı ile gerçekleşir,kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi düşünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiç bir cinsel eylem bu sınırsızlıkta ve mükemmellikte gerçekleşmez. Bu da ilk cinsel eylemlerde bazen hayal kırıklığı yaratabilir. Ama hiç bir düşünce de tensel dokunmanın veya hissetmenin ve de sevginin yerini de tutamaz.

Mastürbasyon zararlımıdır ? Eğer kişinin sosyal yaşantısını ,normal seksüel ilişkilerini bozacak düzeyde değil ise zararsızdır.

Kişi eğer bir seksüel partneri varsa o olmadığı zamanlarda mastürbasyon yapabilir ama bunun sayısı ve sıklığı partnerine olan arzusunu etkilemeyecek şekilde olmalıdır.

Eğer kişinin düzenli seks partneri yoksa veya hiç partneri yoksa, arzu ettiği sürece, hissettiği sıklıkta mastürbasyon yapabilir.
Mastürbasyonun kadında veya erkekte hiç bir fiziksel (bedensel) kötü tesiri yoktur ,aksine rahatlamayı ve gevşemeyi sağlar. Ayıp değil bir gerekliliktir.Toplumda söylenen diğer her şey tamamen uydurmadır- yok sivilce yapar, gözleriniz kör olur, ileride çocuğunuz olmaz, kızlarda adet düzenini bozar, erkeklerde ileride sertleşme sorunu yaratır gibi söylentiler ve bilgiler ve buna benzer her şey tamamen uydurmadır.

Dilediğiniz yer ve zamanda tabi ki başkalarının haklarına (kişisel veya kanuni) saygı duyarak, kimseye zarar vermeden mastürbasyon yapabilirsiniz. Bu sizin hakkınız ve bedensel özgürlüğünüzdür.

Yalnız mastürbasyon sizin için kaçınılmaz bir olay , bir tutku haline gelmişse, normal cinsel ilişkiye tercih ediyorsanız, veya normal seksten partnerinizden zevk alamayıp mastürbasyona yöneliyorsanız bir cinsel tedavi merkezine baş vurup bu alışkanlığınızı veya tercihinizi değiştirmek için öneri ve tedavi almalısınız.

Mastürbasyon konusunu biraz yaşa ve cinsiyete göre ayırırsak;

Genç erkeklerde özellikle cinsel hayatı olmayan gençlerde, mastürbasyon neredeyse bir zorunluluk halindedir, bunun nedeni ise:

Sperm (meni – er suyu) üretimi devamlıdır ve hiç durmaz, üretilen spermler bir kesede toplanır ve boşaltılmaya hazır beklerler, arkadan da devamlı sperm üretimi olur ve bu keseye boşalır, bu kesenin bir hacmi, bir kapasitesi vardır, bu hacim dolunca cinsel istek artar, yoğunlaşır eğer ilişki veya boşalma gerçekleşmezse kasıklarda ağrı, aşırı cinsel istek başlar, bazen kese o kadar dolmuştur ki büyük tuvalet yaparken veya ıkınırken vücut içi basınç arttığından bu sırada penisten sperm akar veya idrar sonrasında sümüksü bir akıntı olarak penisten gelir (bu boşalma değildir ve zevk vermez sadece sperm akar). Eğer kişi boşalmaz veya ilişki kurmazsa belli bir süreden sonra ki bu süre kişiden kişiye değişir( 4 ila 15 gün), erkek uykuda boşalır ve keseyi boşaltarak arkadan gelen spermlere yol açar. Hamamcı olduk veya rüyacı olduk deyimi buradaki boşalmaya bağlı yıkanma gerekliliğinden gelmiştir. Erkeklerdeki cinsel arzu kontrolsüzlüğü de devamlı üretilen sperm ve onun boşaltılması isteği sonucu olup bayanların erkeklerde anlayamadıkları duygusuz cinsel istek bundan dolayıdır.

Erkeklerde uyarı ve doyuma ulaşma daha çok penisin etrafının kavranma hissinin tatmini ve özellikle penisin baş kısmında bulanan zevk hücresi diye isimlendirilen sinir uçlarının sürtünmeye ve karşıdan gelen basınca karşı taşıdıkları hislerden oluşur.

Erkekler genelde elleriyle cinsel organlarını okşayarak mastürbasyon yaparlar, bunun için elleri kuru olabilir, genelde kayganlaştırıcı bazı maddeler; tükürük, krem, sabun (sabunun penis içine kaçtığında acıya yol açacağı unutulmamalıdır) kullanılır. Gene erkekler mastürbasyon yaparken penislerini başka cisimlere sürerek de veya kavrama hareketini sağlayıcı bir takım boşluklara penislerini sokup çıkararak yaparlar. Veya sertleşmiş penise su tutarakta mastürbasyon gibi çeşitli yöntemlerde kullanırlar. Son zamanlarda ülkemizde de satılan yapay vajina benzeri araçlarda erotik malzeme satılan dükkanlarda bulunmakta ve kullanılmaktadır. Kısaca kişiye zevk veren her şey bu amaçla kullanılabilir.

Kadınlarda ise; bakire olanlar veya olmayanlar olarak değerlendirmeliyiz çünkü toplumumuzda bekaret hala önemli bir konu olarak kabul edilmektedir .

Kadınlarda mastürbasyon erkeklerdeki kadar fiziksel dokunma gerçekleşmeden düşünce bazında da gerçekleşebilir. Sadece göğüslerine dokunarak dahi mastürbasyon yapabilirler.

Fiziksel istek kasık bölgesine yayılan sıcaklık orada bir basınç hissinin duyulmasına ve klitorise dokunulmasının ihtiyacı ve vajen içinde doldurulması gerekli bir boşluk hissi ile ortaya çıkar. Vajende ki boşluk hissi daha önce cinsel ilişkiye girmemiş bayanlarda çok az veya yoktur.Cinsel ilişki yaşamış kadınlarda ise bu vücut  tarafından tanınmıştır ve hissedilir.

Genelde ya klitoris (bızır) elle okşanır veya iki bacak açıp kapanarak sıkıştırılır veya kadına zevk verebilecek bir şeye sürtülür. Bakire olan kadınlar genelde bu şekilde mastürbasyon yaparlar. Ve bunun kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.

Daha az olarak klitoris okşanırken vajen girişine parmakla baskı uygulanabilir veya vajen girişi veya küçük dudaklar okşanabilir. Bunun da kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.

Ve bazı bayanlar kızlık zarı olmayanlar veya önemsemeyenler vajen içine parmak veya parmaklarını sokarlar veya içeriye doluluk hissi verebilecek herhangi bir şey (deodorant kutusu,salatalık,muz,kalem gibi) kullanırlar.Son zamanlarda ülkemizde de bulunan yapay penisler de veya titreşim sağlayan bazı seks oyuncakları da yaygın olarak kullanılmaktadır.

Bazı bayanlar ise hem klitorise sürtünme veya baskı hem de vajen içine doluluk sağlayarak mastürbasyon yaparlar.

Duşta basınçlı suyun klitorise tutulması ile mastürbasyon ise bayağı yaygın bir yöntemdir, bu da kızlık zarına zarar vermez.

Anne ve babalara ve de herkese ; cinsellik içgüdüsel bir duygu olup soyunu sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden bir parça bırakma hissinin bir uzantısıdır. Yani frenlenemez,önlenemez ve yok edilemez.Belki baskılayabilir veya başka bir hisse veya uğraşa yönlendirebilirsiniz ama bunun sağlıksız sonuçları ve acısı daha sonra çok fazla olarak başka yerlerde ve konumlarda ortaya çıkmaktadır.Kuşumuzun, kedimizin veya köpeğimizin cinsel arzularını düşünüp dikkate aldığımız halde kendimizin ,yakınlarımızın veya çocuklarımızın bu tip ihtiyaçlarını görmezlikten gelmeye veya anlamamaya çalışmak kendimizi kandırmaktır.

Özellikle cinsel yaşantıya sahip olamayan veya olamamış gençlerde bu istek frenlenemez.Bu yüzden gerekli olan mastürbasyon için onları yanlış bilgilendirip korkutmayınız.

Yaş ve kişinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtır.

Yalnız bebekler de de bazen mastürbasyon benzeri davranışlar görülebilir bu onları korkutmadan önlenebilir, anlayabilecek yaşta olanlar doğru yönlendirilip bilgilendirilmelidir.

Peki çocuklarımıza nasıl davranalım;

ilk önce onlara bu konularda sağlıklı bilgiler verelim eğer sizde bilmiyor veya bu konuları konuşamıyorsanız çekinmeden destek alabileceğiniz yerlere baş vurabilirsiniz veya okuyup öğrenebilecekleri bazı bilgi kaynakları sağlayabilirsiniz.En önemli olan şey yanlış bilgi vermemektir.Ufak bir kızken annesi tarafından anal (arkadan-popodan – makat-rektum ) ilişkiye girmesin diye arkadan ilişki kuranlar kanser olur diye korkutulup yönlendiren bir hastamın kabız olursam da aynı etki olur kanser olurum ölürüm fikri ile yaşadığı ve hissettiklerini, bu yüzden yeme içme problemi yaşadığını, uzun süre psikiyatrik tedavi alıp halen de tam olarak iyeleşemediğini ve de iyileşemeyeceğini düşünürseniz yanlış bilginin bir insanın hayatına, yaşantısına nasıl bir etki yaptığını anlarsınız.

Onları kendileri ile kalabilecekleri ruhları ve bedenlerini tanıyabilecekleri mekanlarda rahat bırakalım.Odasının kapısını kitlemesine izin verin veya kapısını çalıp onun olurunu almadan odasına girmeyiniz. Kötü bir şey yapacaksa zaten yapar, sertlikle hiç bir şey engellenmez sadece inanarak doğruyu anlatın oda anlayacaktır.Veya banyoda gereğinden fazla kalırsa onu rahatsız etmeyiniz, orayı gerçekten kullanmaya ihtiyacınız olana kadar onu rahat bırakınız, bir insan banyoda ne yapabilir ki veya ne yapar sizce? En önemli şey ise onlar her ne kadar sizin bedeninizin bir parçası olsalar da onlarında bir ruhlarının olduğunu unutmamak, onların kişiliklerine saygı duymaktır.

Hangi Bitki Hangi Derde Deva

“Hiçbir şey boşuna yaratılmamıştır. En küçük varlığın bile çok büyük görevleri vardır.”

ada-cayiADAÇAYI
Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Kan dolaşımını hızlandırır. Kanamaları keser. Göğsü yumuşatır. Öksürüğü keser. Astım hastaları için yararlıdır. Böbrekleri çalıştırır. Sindirime iyi geliyor. Ağız, boğaz ve dişeti antiseptiği olarak kullanılıyor.

AHUDUDU
Taze ve olgun döneminde ahududu yemek çok şifalıdır. Vücuttaki toksinleri dışarı atar, kanı temizler, kuvvet ve canlılık verir. Ayrıca, çiçeği bulup kaynatabilirseniz, bu su, hem göz hem bademcik iltihaplarında tedavi edici rol oynar.

ANASON
Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı arttırır. Öte yandan kusmayı ve ishali keser.

ANASON YAĞI
iştahsızlık ve uykusuzluğa iyi geliyor.

ASMA
Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.

ATKUYRUĞU
Romatizmaya iyi gelir.

AYRIKOTU
İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir.

AYVA
Şeker ve tanen gibi maddeler ihtiva eder. Vitamini boldur, ishal kesmek için en iyi ilaçtır. Bilhassa çocuk ishallerinde kullanılır. Hastaya günde 30 gr’dan 10 gr’a kadar ayva şurubu verilebilir. Çekirdekleri bazı egzamalarda çok iyi sonuç verir.

BADEMYAĞI
Küçük çocukların kabızlığında 1 çay kaşığı verilirse iyi gelir. 1 ölçü bademyağı 9 ölçü acı kuyu suyuna karıştırıldığında yanıklara karşı birebirdir. Derinin su toplamasını önler.

BAKLA
Çiçeği ilaç olarak kullanılır. İdrar söktürücüdür. Vücuttaki zehirleri atar. Böbreklerinde taş olanlar bu ilaçtan çok fayda görür.

BAL
Besinlerin en güzelidir. Kuvvet, canlılık verir, nekahet döneminde hastanın ayağa kalkmasına yardım eder. Kansızlığa, zayıflığa iyi gelir. Çocuklarda bağırsakları yumuşatır, kabızlığa iyi gelir.

brokoliBROKOLİ
Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler.

BUZ
Türlü sebeplerden doğan bulantı ve kusmalarda, akciğer ya da mideden kan gelme halinde hastaya ufak buz parçaları yutturmak faydalıdır. Apandisitli hastaların karnına, beynine kan hücum etmiş kimselerin başına buz parçası koymak iyi gelir. Büyük baş ağrılarında da buz torbası ağrı keser. Önemli not: Buz kesesini daima ve muhakkak ki iki yün parçası arasında tutarak uygulayın.

CİVAN PERÇEMİ
Kan dolaşımı düzensizliğine, hemoraide karşı.

ÇAY
Bilinen özelliklerin üstüne, iyi bir idrar söktürücüdür. Hazımsızlıkları da düzeltir.

corekotuÇÖREKOTU
İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Koklanacak olursa baş ağrısını keser.

DEFNE
Terletir, ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar ve adet söktürür. İştah açar. Sinir ağrılarını dindirir.

DEREOTU
Yemeklerimizin, salatalarımızın bu süsü, aynı zamanda iştah açar, kuvvet, çeviklik verir, bağırsak gazlarını giderir. Hazmı kolaylaştırır, hiç bir zararı yoktur.

DEVEDİKENİ
Ateş düşürür. Terletir ve vücuda rahatlık verir.

DOMATES
Vitamin deposudur. özellikle A vitamini bakımından çok zengindir. Fakat içinde oksalat denen bir madde olduğundan böbreklerinde taş ve kum olanların fazla yemeleri iyi değildir.

dutDUT
Beyaz dutun yaprakları idrar söktürücüdür. 7 gr. kadar yaprak 250 gr. suda haşlanıp içilirse hemen etkisi görülür. Karadut daha çok doktorlukta kullanılır. Karadut şurubu ağızda, diş etlerinde meydana gelen iltihapları iyileştirir. Bir parça hatmi çiçeğini haşlayıp içine dut şurubu konularak gargara yapılırsa bademcik iltihapları geçebilir. Küçük çocukların ağız ve diş iltihaplarında en çok kullanılan ev ilacı dut şurubudur. Yutulsa bile hiç bir zararlı etkisi yoktur.

EBEGÜMECİ
Göğsü yumuşatır. Öksürük keser. Mide bulantısı ve kusmaları önler. Ateşi düşürüp vücuda rahatlık verir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Dişeti hastalıklarını tedavi eder.

EKİNAZYA ÇAYI
Soğuk algınlığı tedavisinde kullanılır. Bakteri ve mantar enfeksiyonlarına karşı direnci arttırır.

ELMA ÇAYI
Sinirleri ve adaleleri kuvvetlendirir. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. İdrar söktürür. Vücuttaki zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesini sağlar. Hazmı kolaylaştırır. Kanı temizler. Kolesterolü düşürür. Kabızlığı giderir. Şeker hastalarına faydalıdır. Öksürüğü keser. Ateşi düşürür. Uçukları giderir.

ELMA SİRKESİ
Kilo vermede yardımcı olur. Cilt sağlığında önemli rolü vardır. Hazım ve dolaşım sistemlerine faydası vardır. Vücudu temizler.

ENGİNAR
Karaciğer ve böbrek yetersizliğinde, bunların sancılarında, sarılık ve gut hastalıklarında, aşırı şişmanlıkta, kurdeşende, romatizmada ve egzamada oldukça faydalıdır. Kan dolaşımını düzeltir. Kolesterolün neden olduğu damar sertleşmelerinde, kalp sancıları, enfarktüs, beyin kanamaları gibi rahatsızlıkların önleyicisidir.

feslegenFESLEĞEN
Öksürüğü keser. Baş dönmesini durdurur. Arı sokmasında faydalıdır. Ağız yaralarını tedavi eder. Fesleğen kokusu, sivrisinek ve tahtakurusu gibi haşaratları kaçırır.

FINDIK
Fındık yapraklarının 25 gramı 1 lt. suda haşlanıp içildiğinde kanı temizler.

GELİNCİK
Nefes darlığı, astım ve bronşitte rahatlık verir. Kan tükürme ve kusmayı önler. Yanıkları iyileştirir.

GLİSERİN
Ağızdan alındığında , bağırsakları yumuşatır. Safra yollarının tıkanıklığına iyi gelir, safra akımını kolaylaştırır. Dışarıdan kullanımında , deri çatlaklarına çok iyi gelir. 1 ölçü limon suyu, 1 ölçü kolonya ve aynı miktar gliserin karışımı deriyi yumuşatır, çatlakları giderir. Ev işi yüzünden elleri çatlayan kadınlar bu ilacın faydasını görür ve daima kullanırlar.

GÜL YAPRAĞI
Özellikle kırmızı gülün yaprakları kullanılır. 20 gr. gül 1 lt. suda haşlanarak bir fincan içildiğinde ishali keser. Aynı su ise yapılan gargara bademciklerde, göz banyosu da gözlerdeki iltihaplara iyi gelir.

HAVUÇ
Mutfaklarımıza kadar girmiş olan bu bitki diüretik ve stimülan etkileri ile bilinir. Ayrıca zengin bir Vitamin E ve Karoten kaynağıdır. Havuç çekirdekleri karminatif ve stimülandır. Flatulens, dizanteri ve kronik öksürükte çok faydalıdır.

IHLAMUR
Sinirleri kuvvetlendirir. Uyku verir. Kansızlığı giderir. Böbrek ve mesaneyi temizler. Grip ve soğuk algınlığı şikayetlerini giderir. Göğüs ve bronşları yumuşatır. Kabızlığı ve barsak spazmını giderir. Saç dökülmesini önler. Dıştan lokal veya tam banyo halinde alınırsa cildi yumuşatır.

isirgan_otuISIRGAN OTU
Dıştan tatbik edildiği zaman iç organlarda biriken kanı çeker. Burun kanamalarını keser. Balgam söktürür.

ISIRGAN OTU ÇAYI
Metabolizmayı uyararak, zayıflamaya yardımcı olur. Vücudu toksinlerden arındırır. Saç derisine uygulanması kepeği ve saç dökülmesini önler.

ISPANAK
Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze.

KABAK
Pek çok çeşidi içinden ilaç olarak kullanılan helvacı kabağıdır. Bildiğimiz kabak çekirdekleri helvacı kabağındandır. Tenya denilen bağırsak kurtlarını dökmede tuzsuz kabak çekirdeği harika bir ilaçtır. Hem çok etkin, hem de tümüyle zararsızdır. Çocuklara 40 gr. büyüklere 100gr. kabak çekirdeği verildiğinde, tenya denen sinir bozucu parazitten kolayca kurtulmaları sağlanır.

KANTORON OTU
Ateş düşürücü ve mide ülserine rahatsızlığına yardımcı.

KARABİBER
Karabiber, az miktarda yemekle birlikte alındığında hem iştah açar, hem hazmı tanzim eder. Ev ilacı olarak, karabiber ıhlamura karıştırılıp içilirse mide sancılarını kesmekle bire birdir. Yalnız tahriş edici olduğundan az miktarda kullanılması şarttır.

KARANFİL
Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar. Soğuk algınlığına iyi geliyor. Uykusuzluk sorununda tedaviye yardımcıdır.

KEKİK
Bedeni kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. Kalp çarpıntısını keser. Bağırsak iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Kandaki şeker miktarını azaltır. Lezzet arttırıcı yönlerinin yanı sıra sağlığa da çok yararlı bir bitkidir. 40-50 gr. kadarı 1 lt. suda haşlanıp ara sıra bir çorba kaşığı içilirse mide sularını arttırır, iştah açar. Hazmı hareketlendirir, kolaylaştırır. İçine kekik atılmış, vücudun dayanabileceği sıcaklılıktaki su ile yapılan banyo romatizma ağrılarına çok iyi gelir. Kekik çay gibi, içildiğinde göğsü yumuşatmak, öksürüğü kesmek, sinirleri yatıştırmak gibi değerli niteliklere sahiptir.

KEREVİZ
Vitaminler içerir. Midenin işlevlerine yardımcı olur. İdrar oluşturmaya yardımcı olur. Gut hastalıklarına, romatizmaya karşı etkilidir. Kilo vermeye yardımcı olur.

KETEN LOĞUMU
Metabolizmayı hızlandırıyor ve bağırsakları çalıştırıyor.

KUŞBURNU
Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostudur. Vücuda dirilik sağlar. 100 gram kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C vitamini vardır. İyi bir raşitizm ilacı, etkin bir kan temizleyicisidir. Güçlü bir kurt düşürücü ve bağırsak yumuşatıcısıdır. Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı faydalıdır. Romatizma ağrılarını gideriyor. Basur tedavisinde iyi sonuç veriyor. Selüliti engeller.

LAHANA
Kansere karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir. Bol miktarda B, C ve E vitamini, potasyum içerir. Özellikle meme ve rahim kanserine karşı etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını düşürür. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astıma faydalıdır.

LİMON
Vitamini bol. Romatizma ağrılarını hafifletir. Gargara yapıldığında boğaz ağrılarını giderir. Ateş düşünür. Kısacası sağlık için beslenmemizin vazgeçilmez bir parçasıdır.

MARUL
Uykusuzluğa iyi gelir. Sinirleri yatıştırır. İdrar söktürücü, iç temizleyicidir.

MAYDANOZ
Bir demir deposudur. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum, potasyum ve A vitamini vardır. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. Böbrekleri çalıştırarak idrar getirir, kan şekerini normal seviyede tutar ve kansere karşı da koruyucudur.

MELEKOTU
Kan dolaşımını düzenler. Terletir. Kurutulmuş melekotu dövülüp başa sürülecek olursa bitleri öldürür. Astım nöbetlerine faydalıdır.

MEYANKÖKÜ
Grip, nezle, anjin ve nefes darlığına faydalıdır. Öksürük ve balgam söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür.

NANE
İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazını giderir. İshali önler. Ateşi düşürür. İyileşmeyi çabuklaştırır. Uykusuzluk, sıkıntı ve yorgunluğu giderir. Grip, soğuk algınlığı ve nezleye iyi gelir.

ÖKSEOTU
Kalbin atışlarını arttırır. Damar kireçlenmelerinde faydalıdır. Sara ve akciğer kanamalarında kullanılır.

papatyaPAPATYA
idrar yolları, böbrek sorunlarında.

PAPATYA ÇAYI
Spazm çözücü, gaz gidericidir. İltihapları iyileştirir. Ülsere karşı koruyucu etkisi vardır. Ağrılı adet şikayetlerini giderir. Bağırsakları çalıştırır. Romatizma ağrılarını hafifletir. Gargara suyu halinde kullanıldığında ağız ve boğaz yaralarını giderir. Papatya suyu ile sabah akşam göz banyosu yapıldığında, çapaklar engellenir. Saça sürülüp güneşe çıkıldığında saçın rengini açar.

PIRASA
İdrar söktürür. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.

PİRİNÇ
Pirinç mutfaklarımıza kadar girmiş bir gıda maddesidir. Pirinç suyu mükemmel bir demulsent ve serinleticidir.

REZENE ÇAYI
Kabızlığa, bal ile karıştırınca balgam söktürüyor.

SIĞIR KUYRUĞU
Boğaz ağrısı ve soğuk algınlığında kullanılıyor.

SİNAMEKİ
Kabızlık giderici ve sindirim artırıcı.

SOĞAN VE SARMISAK
Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltırlar. Soğan, mide kanserine yakalanma riskini; sarımsak da bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Sarımsağın mayasında bulunan maddeler hücrelerin zarar görmesini önleyerek, vücudu erken yaşlanmaya karşı koruyor. Antibiyotik ve nefes darlığını gideren bileşimler içeren sarımsak bağışıklık sistemini de kuvvetlendiriyor. Önemli miktarda germanyum ihtiva eder. Bu element antibiyotik etkilidir, vücudun bağışıklık sistemini destekler, fiziksel dayanıklılığı arttırır. Ayrıca sarımsak kan basıncını düzenler ve kolesterolü düşürür.

SOYA
Uzun yaşamak isteyen herkes mutlaka soya tüketmelidir. Soya, içerisinde östrojen hormonuna benzer işlev gören ve bu hormonun etkilerini sulandıran bir madde içerir ve bu da kadın bünyesi için son derece yararlıdır. Çünkü, hücre yenilenmesini hızlandıran östrojen hormonunun aşırı üretimi, göğüs, rahim ve boyun kanserine yakalanma riskini çok arttırır.

TARÇIN
Ruhi sıkıntıları giderir. Sürmenajda faydalıdır. Kalbi kuvvetlendirir. İştah açar, hazmı kolaylaştırır.

TERE
İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Bronşları temizler, öksürük söktürür. İdrar söktürür, böbrekleri ve idrar yollarını temizler.

TURP
İştah açar. Uyarıcı, idrar söktürücü, solunum sistemindeki birikintileri atmaya yardımcı olur.

YEŞİL ÇAY
Hücre yenileyici, vitamin, enzim ve koenzimlerden dolayı güç deposu olarak kullanılır. Sindirime iyi geliyor.

YULAF
Çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır. Besin değeri yüksek bir diyet ürünüdür. Dengeli bir diyet için kullanılmasında fayda vardır.

ZENCEFİL
İştah açar. Kusmayı önler. Bağırsak bozukluklarını giderir.

ZEYTİNYAĞI
Kolestrolü düşürür. Cilt alerjilerine iyi gelir. Kanser riskini azaltır. Kalp damar tıkanıklıklarının giderilmesinde yardımcı olur.

avakadoDEPRESYONA AVOKADO
Uzmanlar, sindirimi çok rahat olan avokadoyu, özellikle bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ediyorlar. Bu meyvenin içerdiği E vitamini, kalbe iyi gelirken, yüksek potasyumu depresyona sebep olan uyuşukluluğu engelliyor. Ama yağ oranı bir çikolata kadar yüksek olduğu için zayıflamak isteyenlere önerilmiyor. Uzmanlara göre, çikolatanın da doğal bir antidepresan görevi bulunuyor. Kolesterol oranı birçok balığın iki katı olan istiridye ise içindeki demir sayesinde, sperm sayısını ve seks gücünü artırıyor. Elmanın ve kepekli ekmeğin de dozu aşılmadığı sürece idrar söktürücü özelliğe sahip bulunduğunu beliren uzmanlara göre, aynı alanda olumlu etkileri bulunuyor. Sistit hastalığına karşı da kuşkonmaz tavsiye ediliyor.

ALERJİ
Kayısının içindeki betakarotene adlı madde, hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önlüyor. Kuru kayısıya rengi bozulmasın diye eklenen sülfürdioksit de, astım gibi alerjilere iyi geliyor. Basur tedavisinde fazlası kullanılmadıkça Hindistan cevizinin iyi bir tedavi yöntemi olduğu uzmanlarca belirtiliyor. Cynarine adlı madde sayesinde en sert yiyeceklerin dahi sindirimine yardımcı olan enginar, karaciğer hastalarının yanı sıra romatizma, arterit ve gut hastalığına yakalananlarla, hamilelere tavsiye ediliyor.

Fıstık: İçeriğinde sabit yağ, sakaroz ve proteinli maddeler vardır. Vücudun gelişmesini sağlar. Bedeni ve zihni gücü arttırır. Böbrek ve safrakesesi ağrılarını hafifletir. Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür.

Çamfıstığı: Bronşit ve kalp hastalıklarında faydalıdır. Ruhsal sorunlara iyi gelir. Çam kozalaklarının içinden çıkarılır. Kuvvetli bir besindir. Günde 2 çorba kaşığından (25 gram) fazla yenilmemelidir. Verem ve akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Ruhi çöküntüyü giderir.

Ceviz: Zekayı geliştirir. Yaprakları ve kabukları ile hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. El ve ayak donuklarında, deri çatlaklarında faydalıdır. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Çok kuvvetli bir besin olduğundan fazla yememek gerekir.
Ceviz yağı, raşitizm ve sıracada faydalıdır. Kabızlığı giderir. Bağırsak solucanlarını düşürür. Derinin yanmasını önler.

Fındık: Günde bir avuç dolusu fındık yiyenlerin kalp krizine daha az yakalandığı araştırmalarla ortaya konuldu. Fındık ayrıca, bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Vücuda kuvvet ve enerji verir. Nekahet devresinin çabuk geçmesini sağlar. Cildi güzelleştirir. Hamilelere de faydalıdır. Dövülmüş yenirse öksürüğü keser. Varise faydalıdır. Fındık yağı, böbrek ağrılarına iyi gelir. Kum ve taşların düşürülmesinde yardımcı olur. Bağırsak solucanlarını düşürür. Sarada da faydalıdır.

Kabak çekirdeği: Mükemmel bir kurt ilacıdır. Çocuklara 10-15, büyüklere 20-30 kabak çekirdeği verilir. Çekirdek kabuğu ile beraber çok iyi çiğnenmelidir. Tenya solucanları için de kabak çekirdeği en iyisidir. Sıkı bir perhiz ile 80-100 kabak çekirdeği kabuğu ile birlikte, dört öğünde iyice çiğnenerek yenir. Bir saat sonra yarım kaşık Hintyağı içilir.”

Badem: Kuru ciltlerin yağlanmasını sağlar. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. Hamilelerin zayıf düşmemesini sağlar. Sütle birlikte yenirse mideyi kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir. Nekahet devresini kısaltır. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Bronşit, boğaz ağrısı, anjin, boğaz yanması ve akciğer hastalıklarında faydalıdır.

Çocuklarda Boy ve Kilo Gelişimi

boy-olcumuSağlıklı çocuk kontrollerinde, bebeğinizin aşı günü geldiğinde veya ne nedenle olursa çocuk doktoruyla görüştüğünüzde, bebeğinizin / çocuğunuzun kilo ve boyu ölçülecek ve size yaşıtlarına göre kilo ve boyunun nerede olduğu ( kaç persentilde olduğu) söylenecektir. Zaten, bu anne baba olarak sizin de en merak ettiğiniz konulardan biridir. Anne babalar, ellerinde olmadan çocuklarını yaşıtlarıyla kıyaslar, daha zayıf veya kısa gördüklerinde üzülür, çocuğun normal büyüyüp büyümediğinden endişe ederler. Peki, o zaman bu persentiller, büyüme çizelgeleri ne anlama gelmektedir? Persentiller, belli bir yaş grubundaki kız ve erkek çocukların kilo ve boy dağılımını gösterir. Örneğin; eğer 3 yaşındaki kızınız kiloda 25 persentildeyse, kilosu o yaştaki kız çocuklarının % 25′iyle aynı veya daha fazla , % 75 ‘inden ise daha azdır. Aslında tek bir değer, pek de anlamlı değildir. Çocuk doktorunuz, çocuğun büyümesini zaman içindeki değişimiyle değerlendirecek, kendi normallerinden sapmalar olursa bunun sebebini araştıracaktır. Yoksa bütün çocukların birbiriyle aynı boy veya kiloda olmasını beklemek doğru değildir. Çocuklarınızın gelişinde size yardımcı olacak tabloyu aşağıda sunuyoruz.

ERKEK ÇOCUKLARDA BOY VE KİLO CETVELİ

KİLO

YAŞ

BOY

Alt Sınır

Ortalama

Üst Sınır

Alt Sınır

Ortalama

Üst Sınır

2.8

3.4

4.0

Doğum

47.0

50.0

52.0

4.1

5.9

7.5

3 Ay

54.5

60.5

66.0

5.6

7.8

9.7

6 Ay

59.5

66.5

72.5

6.5

9.0

11.3

9 Ay

64.0

71.0

77.5

7.4

10.0

12.5

1 yaş

68.0

74.7

82.5

8.1

10.8

13.5

1 yaş 3 ay

71.5

78.0

86.5

8.6

11.5

13.8

1 yaş 6 ay

75.0

81.5

89.5

9.1

12.1

15.0

1 yaş 9 ay

77.0

84.0

92.5

9.5

12.7

15.7

2 yaş

79.5

86.5

93.0

9.9

13.1

16.3

2 yaş 3 ay

81.5

89.0

97.5

10.3

13.5

17.0

2 yaş 6 ay

83.5

91.0

100.0

10.7

14.1

17.7

2 yaş 9 ay

85.3

93.5

102.5

11.1

14.6

18.3

3 yaş

86.7

95.3

105.0

11.4

15.1

18.9

3 yaş 3 ay

88.3

97.4

107.3

11.7

15.6

19.6

3 yaş 6 ay

89.7

99.0

109.5

12.0

16.2

20.8

3 yaş 9 ay

91.0

101.0

111.5

12.3

16.7

21.2

4 yaş

92.5

102.5

114.0

12.7

17.7

22.6

4 yaş 6 ay

95.5

106.4

118.0

13.4

18.7

24.0

5 yaş

98.0

109.5

121.5

14.1

19.7

25.6

5 yaş 6 ay

101.3

113.0

125.0

14.8

20.0

26.8

6 yaş

104.0

116.0

127.5

15.6

22.0

28.4

6 yaş 6 ay

106.7

119.0

130.5

16.4

23.2

30.1

7 yaş

109.5

121.5

133.5

17.3

24.7

31.9

7 yaş 6 ay

112.3

124.0

136.5

18.1

26.1

33.8

8 yaş

115.0

127.0

139.5

19.0

27.8

36.1

8 yaş 6 ay

117.5

129.5

142.5

20.0

29.5

38.6

9 yaş

120.0

132.0

145.5

21.0

31.6

41.8

9 yaş 6 ay

122.5

135.0

148.0

22.0

33.7

45.7

10 yaş

125.0

137.5

151.5

22.9

36.1

49.5

10 yaş 6 ay

127.5

140.6

153.0

24.1

38.5

52.8

11 yaş

130.0

143.5

158.0

25.4

40.8

56.5

11 yaş 6 ay

132.5

146.5

161.5

26.7

43.1

60.1

12 yaş

135.0

150.0

165.0

28.3

45.6

64.0

12 yaş 6 ay

137.5

153.0

163.5

30.0

48.0

67.5

13 yaş

140.5

156.0

171.5

32.0

50.4

70.4

13 yaş 6 ay

143.0

159.0

175.0

34.2

52.8

72.8

14 yaş

146.5

162.0

178.5

36.8

55.6

75.5

14 yaş 6 ay

149.0

165.0

181.0

39.5

58.3

76.0

15 yaş

152.5

168.0

182.5

42.1

60.9

76.5

15 yaş 6 ay

155.5

170.5

184.0

44.9

63.3

80.8

16 yaş

158.0

172.5

185.0

47.4

65.0

82.0

16 yaş 6 ay

160.0

173.5

185.0

48.4

66.2

82.7

17 yaş

162.0

173.5

185.5

50.4

66.7

83.0

17 yaş 6 ay

162.0

173.5

185.5

50.7

67.0

83.3

18 yaş

162.0

173.5

185.5

KIZ ÇOCUKLARDA BOY VE KİLO CETVELİ

KİLO

YAŞ

BOY

Alt Sınır

Ortalama

Üst Sınır

Alt Sınır

Ortalama

Üst Sınır

3.3

Doğum

50.0

64.5

4.0

5.4

7.0

3 Ay

54.0

58.5

78.3

5.4

7.4

9.2

6 Ay

58.0

64.5

75.5

6.4

8.6

10.3

9 Ay

61.5

69.5

80.0

7.1

9.9

12.1

1 yaş

64.5

73.0

84.5

7.7

10.4

13.0

1 yaş 3 ay

68.0

76.5

82.5

8.3

11.0

13.7

1 yaş 6 ay

71.0

79.5

92.0

8.7

11.6

14.4

1 yaş 9 ay

73.5

83.0

93.0

9.2

12.2

15.1

2 yaş

76.5

85.5

97.5

9.5

12.7

15.7

2 yaş 3 ay

79.0

88.5

100.0

9.9

13.1

16.3

2 yaş 6 ay

81.5

90.5

107.0

10.2

13.5

16.9

2 yaş 9 ay

83.5

92.5

104.5

10.6

14.0

17.5

3 yaş

85.5

95.0

106.5

10.9

14.4

18.3

3 yaş 3 ay

87.0

96.5

104.5

11.2

15.0

19.0

3 yaş 6 ay

89.0

98.5

110.0

11.4

15.5

19.8

3 yaş 9 ay

90.5

100.0

112.0

11.6

16.0

20.6

4 yaş

92.0

102.0

115.0

12.0

17.1

22.0

4 yaş 6 ay

94.7

105.0

118.5

12.6

18.2

23.8

5 yaş

97.5

108.0

120.5

13.2

19.2

25.2

5 yaş 6 ay

100.5

111.0

125.0

13.7

20.2

26.5

6 yaş

103.0

114.0

125.0

14.4

21.3

28.3

6 yaş 6 ay

105.5

117.0

131.0

15.3

22.5

30.0

7 yaş

108.0

120.0

134.0

16.2

23.8

31.8

7 yaş 6 ay

112.0

122.5

137.0

17.3

25.4

34.0

8 yaş

115.0

125.5

140.0

18.6

27.4

36.5

8 yaş 6 ay

117.0

128.0

143.0

20.0

29.4

39.0

9 yaş

120.5

130.5

146.0

21.6

31.7

42.0

9 yaş 6 ay

123.0

133.5

149.0

22.0

34.0

45.0

10 yaş

125.5

137.0

153.0

24.8

37.0

49.3

10 yaş 6 ay

129.5

141.0

157.0

26.5

40.0

53.5

11 yaş

133.5

145.0

161.0

29.3

42.4

56.6

11 yaş 6 ay

137.0

149.0

165.0

30.4

44.8

59.2

12 yaş

140.5

152.5

167.0

32.5

46.8

61.5

12 yaş 6 ay

143.0

154.5

165.0

34.6

48.8

63.3

13 yaş

144.5

156.0

170.0

36.5

50.5

65.0

13 yaş 6 ay

146.0

157.5

170.0

38.0

51.8

66.3

14 yaş

147.5

158.5

170.0

39.3

52.5

67.5

14 yaş 6 ay

148.0

159.0

171.0

40.3

53.0

68.4

15 yaş

148.5

159.5

171.0

41.0

54.4

69.2

15 yaş 6 ay

148.5

159.6

171.0

41.8

55.0

70.0

16 yaş

148.5

159.0

171.0

42.5

55.5

70.5

16 yaş 6 ay

148.5

160.0

171.0

43.0

56.0

71.0

17 yaş

148.5

160.0

171.0

43.5

56.4

71.5

17 yaş 6 ay

148.5

160.0

171.0

44.0

56.6

18 yaş

148.5

160.0

171.0

Çay İçerken Birdaha Düşünün!!!

cay_ayvalikSabah kahvaltısının vazgeçilmez içeceği olan siyah çayın, yumurta, pekmez gibi demir yönünden zengin besinlerle beraber tüketildiği zaman, demirin vücutta kullanılmasını engellediğini ve sonucunda ise kansızlık şikayetinin daha da artmasına sebep olduğunu vurgulayan uzmanlar, siyah çay yerine ıhlamur, nane, yeşil çay veya meyve aromalı çayların tercih edilmesini tavsiye ediyor.

« Daha Eski Yazılar

Selülit