Cesur ve Seksi Olun

Sırt dekoltenizle bir erkeği baştan çıkarabilirsiniz. Ama bunun için biraz terlemeniz gerekiyor. Önereceğimiz hareketlerle formda kol, omuz ve sırt bölgesine sahip olabilirsiniz.

Hangi dekolte erkeği can evinden vurur? Bazı erkerlerin “göğüs dekoltesi” dediğini biliyoruz. Erkeklerin büyük bir bölümüne göğüs dekoltesi “fazla” kaçarken, sırt dekoltesini daha çok beğeniyorlar. Sırt dekoltesi kadını hem şık hem cazibeli hem bakımlı hem de seksi gösteriyor. Ama pürüzsüz ve çekici bir sırta sahip olmak çok da kolay değil. İlk önce spor yapmanız gerekiyor. Eğer hareket ettiğinizde sırtınızda katlanmalar oluyorsa rejim yapmanız da şart.

Yapılması gerekenler

Sırtınızı mükemmel bir kıvama sokmak için yapacağınız bazı hareketler var. Hazırsanız başlayalım: İlk önce elinize 1,5-2,5 kiloluk dambıllar veya 1,5 litrelik su şişeleri alın. Elleriniz kalça hizanızda ve avuç içleri birbirine bakar şekilde olsun. Daha sonra ellerinizi omuz hizanıza kadar kaldırın, kısa bir süre durduktan sonra başlama pozisyonuna dönün. 15 tekrar yapın.
İkinci sette, kollarınızı 5 saniye süreyle havada tutun. Üçüncü sette kollarınız havadayken, 8 saniye boyunca ağırlıkları 1,5 cm yukarı kaldırıp indirin. 2 veya 4 hafta içinde kol ve omuzlarınızın biçimlendiğini göreceksiniz.

Haftada yarım kilo!

Yarım kilo verebilmek için 3 bin 500 kalori yakmanız gerektiğini belki duymuşsunuzdur. Peki hangi egzersizleri yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? İşte size iki etkili yağ yakma yöntemi:

Koşun: Düzenli bir şekilde haftada 4 veya 5 kez yarım saat koşmak (yaklaşık 2 km), uzun mesafe koşmaktan daha çok kalori yaktırır. Peki neden daha az mesafe daha etkili oluyor? Bu rutin, egzersizinizi tamamladıktan sonra bile metabolizmanızın hâlâ spor yaptığınızı düşünmesini sağlar. Günün geri kalanında kalori yakmasını artırır. Böylece diyet yapmanıza gerek kalmaz.

Bisiklete binin: Her gün, 30 dakika boyunca kendinizi fazla zorlamadan bisiklete binin. Bisiklete binmek yalnızca bacakları eritir zannediyorsanız çok yanılıyorsunuz. Pedal çevirmek belinizden, ayak bileğinize kadar vücudunuzun çok büyük bir bölümünü çalıştırır. Diyetinizden de sadece 250 kalori çıkarın.

Devamını oku

Doğum Kontrol

dogum_kontrol_haplariHer kadının istediği zaman ve istediği sayıda çocuk sahibi olmak istemesi en doğal hakkı. Kontrolsüz birbirini takip eden doğumlar ve düşükler anne ve çocuk sağlığını ciddi olarak tehdit eder. Bu nedenle aile planlaması hem anne, hemde çocuk sağlığına zarar vermeyecek uygun doğum kontrol yöntemleriyle yapılmalıdır. Kişi için ideal bir korunma yöntemiyle istenmeyen gebelikler, kişinin sağlığına zarar vermeden tama yakın oranda engellenebilir. Doktorunuzun önerisiyle sizin için en uygun olabilecek yöntemi seçmeli ve benimsemelisiniz. Genel olarak korunma yöntemleri ile ilgili şunlar söylenebilir: “Korunma yöntemi seçimi son derece önemlidir. İstenmeyen gebeliklerle karşılaşmamak için kişiler herzaman kendileri için uygun olan en iyi yöntemi seçmelidir. Kontrol yöntemlerinin başarılı olabilmesi için kullanan kişinin yaşam biçimine ve kişiliğine uygun olmalıdır.
-Kadının yaşı
-Eğitimi
-Cinsel aktivite durumu
-Genel sağlık durumu
-Gelecekteki çocuk isteği ihtimali
-Sosyal statüsü

gibi etkenler, kontrol yönteminin seçiminde rol oynar.

İdeal Korunma Yöntemleri Nelerdir ?

-Rahim İçi Araç(RİA)
-Doğum Kontrol Hapları
-Doğum Kontrol İğneleri
-Cilt Altı Norplantlar
-Cerrahi Sterlizasyon ( Ameliyatla Kısırlaştırma )
-Erkek Prezervatifi(Kondom)
-Kadın Prezervatifi
-Diyagram

Devamını oku

Menopoz

menopozKadın hayatının ortalama olarak üçte biri menopoz döneminde geçer. Menopoza girme yaşı tüm dünyada ve antik çağlardan beri fazla değişme göstermemiştir ve ortalama 45-55 cıvarındadır. 40 yaştan önce menopoza girmek “erken menopoz ” olarak tanımlanmaktadır. Menopoz genellikle hayatın doğal bir aşaması olarak kabul edilmektedir.

Gerçekten de menopoz, kadın hayatının yumurtlama fonksiyonlarının sonlandıktan sonraki doğal bir aşamasıdır. Ancak menopozda oluşan bazı değişiklikler kadının hayatını derinden ve öylesine olumsuz etkiler ki bu durum pek çok hastalıkların ortaya çıkmasına ve kadının yaşam kalitesinin azalmasına neden olur.Bu gün menopoz olumsuz etkileri önlenmeye ve tedavi edilmeye çalışılan bir hastalık gibi kabul edilmektedir.

Menopozun kadın hayatının doğal bir parçası olması nedeniyle hiç bir şey yapmadan izlenmesi artık eskilerde kalmıştır.

Özellikle kadın yumurtalık hormonlarının laboratuar koşullarında üretilip kullanılmaya başlanmasıyla bu kavram daha da ön plana çıkmıştır. Menopozda azalan yumurtalık hormonlaının yerine konmasıyla menopoza ait tüm olumsuz değişiklikler ve hastalıklar kolaylıkla önlenebilmekte veya en aza indirgenebilmektedir.

Menopozdaki temel değişiklik kadınlık hormonu olan östrojenin yumurtlamanın durması sonucu azalmasıdır.Böylece kadında:
-Ateş basma,terleme,çarpıntı
-Uykusuzluk,sinirlilik,(ruhsal çöküntü) depresyon,unutkanlık,halsizlik,çabuk sinirlenme
-Bazan cinsel istekte (libido) azalma
-Kemik erimesi(osteoporoz)
-Damar sertliği (ateroskleroz) gelişme eğilimi
-Cinsel organlarda çekilme(atrofi) ,kuruluk,ağrılı ilişki
-İdrar kaçırmaya kadar varan idrar yollarında atrofi ortaya çıkmaktadır.

Kadınlar bir sabah uyandıklarında kendilerini menopoza girmiş olarak bulmazlar. Menopoz 20 yıl süren değişikliklerin tam ortasındaki dönemdir.40 yaşından sonra kadınlarda önce yumurtlamanın azalmasına bağlı olarak düzensiz adet kanamaları, aralıklı ateş basma ve terlemeler,psikolojik değişiklikler ortaya çıkmaya başlar.Daha sonra yakınmalar giderek artar ve adet tamamen kesilir. Bu dönemde 1 yıl adet kanamalarının olmaması menopoz tanısı için yeterlidir. 6 aydan daha fazla adet gecikmeleri araştırılıp kandaki estrojen ve yumurtlamayı uyaran hormon (FSH) seviyeleri ölçülerek kesin tanı konulur. Ancak adet düzensizlikleri veya düzensiz kanamalar “menopoza giriyorum” düşüncesiyle normal karşılanmamalı; hasta doktoruna başvurarak bu değişikliklerin gebelik ve kadın cinsel organlarının kanserlerinde de görülebileceği göz önünde tutularak bu hastalıklar dikkatle araştırılmalıdır.

Devamını oku

Sağlık ve Tıp