pages bottom
Bulunduğunuz Kategori: Beslenme
Yanlış Beslenme Depresyon Nedeni!

Beslenme10 yıl süren araştırmalar sonucunda sağlıksız beslenmenin depresyona neden olabildiği, depresyonu tetiklediği belirlendi.
Araştırma sonuçlarına göre, 10 yaşından sonra genellikle işlenmiş, yüksel yağ içeren gıdalarla beslenen 20 be 93 yaşları arasındaki kadınlarda duygu durumu bozukluklarının çok daha fazla görüldüğüne dikkat çekildi.
Çalışmayı hazırlayan ekipte yer alan Dr. Felice Jacka, “Mucize bir diyat yok” demekle birlikte, meyve, sebze tam tahıllı gıdalar, az yağlı süt ürünlerini ve yağsız et ağırlıklı beslenmenin ve işlenmiş, şekerli gıdaları bazen yemenin ruh ve fizik sağlığına iyi geldiğini belirtti.
10 yıl boyunca 1046 denek kadın üzerinde diyet uygularak ve psikiyatrik testler yapılarak yütütülen araştırmada, sağlıklı beslenen deneklerde duygu durumu bozukluğu görülmediği tesbit edildi.
Amerikan Psikiyatri dergisinde yayımlanan araştırma, Batı tarzı beslenmede sıklıkla tüketiken hamburger, beyaz ekmek, pizza, cips gibi fast-food ürünlerinin depresif bozukluklara neden olma olasığını %50 arttırdığını ortaya koydu.
Sağlıklı beslenen kadınların depresyona girme olasılığının ise sağlıksız beslenenlere göre %30 daha az olduğu bildiriliyor.
Üzüm ve Çekirdeğinin Yararlarının Saymakla Bitiremezsiniz!

Üzüm Çekirdeği Avrupa’da ilaç niyetine satılıyor. Mucizevi çekirdek ödemden, nezleye kadar bir çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor.

Üzümün çok faydalı olduğu bilinir. Özelliklede zihin açıcı yönü ile sınavlardan önce kuru üzüm tavsiye edilir. Ama birçoğumuz üzümü yerken çekirdeğinden muzdarip oluruz. Onu tüketmez, atarız. Hatta marketlerde en çok çekirdeksiz üzümler rağbet görür. Hâlbuki üzümün çekirdeği bugün birçok Avrupa ülkesinde ilaç niyetine, tabletler halinde satılıyor. Yavaş yavaş Türkiye’de de yaygınlaşmaya başlayan üzüm çekirdeği, yakında bütün eczanelerdeki yerini alacak gibi.

Bu çekirdeğin en önemli faydası kan damarı onarıcısı olması. Kan damarları insan için hayati önem taşıyor. Başınızdan ayak uçlarınıza kadar her doku kanla beslenir. İncecik kılcal damarlardan, geniş atardamarlara kadar, karmaşık kan damarları ağı sizin yaşam hattımızdır. Eğer kan damarları yaşlanır, hastalanır, zayıflar, incelir ve kan sızdırırsa, sağlığınız tehlikede demektir. Eğer oksijeni taşıyan kan düzgün bir biçimde akmıyorsa kalp kasınız hasar görebilir. İşte üzüm çekirdeği, zayıflamış kan damarlarını güçlendirip normal sağlıklarına döndürebilen, dolaşım bozukluklarının düzeltebilen ve önleyebilen bir yapıya sahip.

Özelliği ise tamamen doğal olması… Çekirdek, damar hastalıklarını tedavi ediyor. Zayıflamış kan damarlarının yapısını güçlendiriyor. Ayrıca üzüm çekirdeği bilinen en güçlü antioksidan… Yapılan bazı testlerde, E vitamininden 50 kat daha güçlü olduğu ortaya çıkmış.

İlk Fransa’da keşfedildi

Üzüm çekirdeği 40 yıldır Avrupa’da, özellikle üzüm bağlarının çokluğu ile bilinen Fransa’da etkili bir biçimde kullanılıyor. Üzüm çekirdeği 1947 yılında Bordeaux Üniversitesi’nden emekli tıp profesörü, Fransız Kimyacı Jack Masquelier tarafından keşfedilmiş. Çekirdek ilk olarak hamileliğinden dolayı aşırı ödemi olan fakültenin dekanının eşine, dekan tarafından verilmiş. Masquelier o günü şöyle anlatıyor; “Kadın, şişmiş bacakları ile o kadar yorgun görünüyordu ki, güçlükle yürüyebiliyordu. Yüzünden, çektiği acıları okumak mümkündü. Ne yapabilirim de bu kadının acılarını dindirebilirim diye düşündüm. Sonra dekanın eşine çekirdek verdiğini gördüm. Dekanın eşi 48 saat içinde iyileşti. O halde, ben üzüm çekirdeğinde özel bir şeyler olabileceğini düşündüm.”

1950′de üzüm çekirdeği Resivit olarak bilinen ve Fransa’da satılan ilk damar koruyucu ilaç olmuş. Doktor Masquelier ve meslektaşları, üzüm çekirdeğinin varis üzerindeki etkisini doğrulayan dokuz deney yapmışlar.

Bununla birlikte çekirdek, göz kamaşması, gece körlüğü, maküler dejenerasyon gibi göz sorunlarının, arterit, saman nezlesi, alerji ve burun kanamalarını tedavisinde de kullanılmış. “Eğer düzenli olarak üzüm çekirdeği alırsanız, damar duvarlarınız güçlenecektir.” Diyor Dr. Masquelier.

kuru_uzumDiş eti kanayanlar kullanmalı

Peki üzüm çekirdeğine ihtiyacınız olup olmadığını nasıl öğreneceksiniz? Doktor Masquelier’in konu ile ilgili görüşleri şu şekilde: “;Sabahleyin dişlerinizi fırçalarsınız ve diş etlerinizin kanadığını görürsünüz. Ya da göz korneasında bir kan lekesi fark edersiniz. Veya geceleri kendinizi yorgun hissedersiniz, baldırlarınız şişer, ödem olduğunu fark edersiniz. Bu durumda damar zayıflığından muzdaripsinizdir ve üzüm çekirdeği tüm bu patolojik mekanizmalarla mücadele eder.”

1995 yılında İtalya’da yapılan bir araştırmada 150 miligramlık üzüm çekirdeğinin ağrıyı, yanma karıncalanma hissini ve atardamarların şişme derecesini azaltmada, yaygın olarak kullanılan bir eczacılık ilacından daha hızlı ve uzun süreli etkili olduğu bulunmuş.

Üzüm çekirdeğini diğer bir faydası ise gözlere… Gece görüşünde önemli olan parlak ışıkların neden olduğu göz kamaşmasını geçirmeye yardımcı oluyor. Yine Fransa’da 100 denek üzerinde yapılan iki ayrı araştırmada 5 hafta boyunca günde 200 miligram üzüm çekirdeği almanın parlak ışıklara maruz kaldıktan sonra görme keskinliğine yeniden kavuşma durumunu artırdığı ortaya çıkmış. Ayrıca testlerde üzüm çekirdeği ürünün bir bilgisayar ekranı karşısında çalışmanın neden olduğu göz gerilimini geçirdiği ve miyop kişilerde retinanın işlevini ve duyarlılığını düzelttiği görülmüş.

Üzüm çekirdeğinin tansiyonu ve onun sonuçlarını düzenlemeye yardımcı olabileceği de belirtiliyor. Araştırmaların gösterdiğine göre, yüksek tansiyonlu insanlar genellikle çok geçirgen olan, zayıf kılcal damarlara sahipler. Bu da onların kılcal damar kanaması geçirme ve göz retinasındaki kan damarlarının yırtılma olasılıklarını artırıyor.

Anti-Aging etkisi

Üzüm çekirdeği damarları yenilediği için ayrıca anti-aging etkisine sahip. Yenilenen damarlar yaşlılığı geciktiriyor. Böylelikle cildinizdeki yaşlanma belirtileri azalıyor. Uluslararası sertifikalı Organik Üzüm Çekirdeği Ekstraktnın içerdiği Proantosiyanidin bilinen en güçlü etkisi antioksidant. Üzüm çekirdeğinin antioksidant etkisi vitamin E’den 50, vitamin C’den 20 kat daha fazla.

Antioksidantlar, vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışarıdan sigara, alkol, kirli hava v.s. ile alınan zararlı maddeleri etsiz hale getiriyor. Uzmanlara göre vücudun antioksidant üretimi 25 yaşından sonra yavaşlamaktadır. Bu yavaşlamanın yol açtığı deformasyonları yok etmek için bilinen en kuvvetli antioksidant ise organik üzüm çekirdeği ekstraktıdı olduğu belirtiliyor. Çekirdek, bağ dokularını güçlendirerek cilt sarkmasına engel oluyor. Cildin elastik, yumuşak ve düzgün olmasını sağlıyor.

Üzüm çekirdeğinde tavsiye edilen miktar

Üzüm çekirdeğinin tavsiye edilen miktarı günde 150 ile 300 miligram. Damar sağlığını korumak için gerekli doz ise günde 5-10 gram.

Güvenlik etkileri

Üzüm çekirdeğinin insanlar üzerinde her hangi bir yan etkisi görülmemiş. Prof. Peter Rohdewald tarafından laboratuar fareleri, Hint domuzları ve köpekler üzerinde yapılan araştırmada doğal çekirdeğin, toksik, mutajenik, karsinojenik olmadığı tespit edilmiş.

Kimler kullanmalı?

Kan damarlarının yardıma ihtiyaç duyduğunu düşünenler.

* Cildindeki kırışıklıklar günden güne fazlalaşanlar
* Cildi cansız ve solgun görünenler
* Cinsel yaşantısında kendini yetersiz hissedenler
* Kalple ilgili sorunları olanlar
* Ani kalp krizi riski olanlar
* Görme gücünde yaşlanmaya bağlı bozulma olanlar
* Şişlikler ve ödem alerjilerinde
* Yüksek tansiyonda
* Kolayca kanama ve morarma eğilimi olanlar
* Daha önce kanamaya bağlı felç geçirenler
* Şeker hastalığı olanlar
* Varis ve hemoroit gibi soruları olanlar

Şunu belirtmek gerekiyor ki; yukarıda bahsettiğimiz faydaların birçoğu çekirdeğin damarları onarıcı özelliğinden kaynaklanıyor. Çünkü damarlar, insan bedenini ayakta tutan ana mekanizmalar. Onların bozukluğu insan bünyesinde birçok hastalığa neden oluyor. Damarları onaran çekirdek, böylelikle diğer hastalıkların iyileşmesinde de önemli bir etkiye sahip oluyor.

13 Günde 7 Kilo Vermeye Nedersiniz

Kahvaltı:
Not: Rejim süresince kahvaltı aynı menü.
1 adet orta boy yumurta, 1bardak meyve suyu (özellikle greyfurt ve nar suyu), çay ve kahve (şekersiz)
1. gün öğlen
2 adet orta boy yumurta, marul, 1 bardak greyfurt suyu
1. gün akşam
1 dilim beyaz peynir, 2 orta boy yumurta, 1 dilim kızarmış ekmek
2. gün öğlen
2 orta boy yumurta, patlıcan veya ıspanak haşlaması, marul
2. gün akşam
2 adet ızgara biftek, salatalık,1 adet domates
3. gün öğlen
1 kase yoğurt, yeşil zeytin, marul, salatalık
3. gün akşam
4 parça ızgara biftek veya pirzola, marul, greyfurt
4. gün öğlen
Ispanak, kereviz haşlaması, 2 orta boy yumurta
4. gün akşam
2 parça ızgara biftek, 1 adet domates, marul
5. gün öğlen
beyaz peynir, sebze salatası
5. gün akşam
2 orta boy yumurta, greyfurt suyu
6. gün öğlen
2 orta boy yumurta, greyfurt suyu
6. gün akşam
mevsim salatalarından bir tabak
7. gün öğlen
yağsız tavuk eti (iki but yada ona eş değer göğüs eti)
7. gün akşam
Tavuk (iki but yada ona eş değer göğüs eti), domates, salatalık

♥AFİYET OLSUN..♥

Meyvelerin Faydaları

meyveler-karisikYaz Meyveleri

Meyvelerin kabukları posa (lif) açısından oldukça zengin. Posanın toksik öğelerin vücuttan atılması kanser diyabet ve kilo kontrolü üzerinde önemli iyileştirici etkisi var. Gelişme çağındaki yaşlarda  yaş+5gr. yetişkinlerde 25-30 gr, civarında posa tüketmek gerekiyor.

Vitamin ve mineral deposu olan ve vücudun posa ihtiyacını karşılayan meyveler, kişilerin yaşları, beden yapıları ve kiloları dikkate alınarak günde mutlaka 2 ila 4 porsyon tüketilmelidir. Yaz meyveleri C ve A vitaminleri açısından zengin oldukları için antioksidan özelliği taşırlar. Özellikle sebze ve meyvelerde bulunan bitkisel A vitamini formu (karatonnid) çok iyi bir antioksidandır. Ayrıca hücre içi ve dışı sıvı dengesi kan basıncının dengelenmesi ve kasların kasılmasına yardımcı olan potasyum mineralinin de meyvelerden alımı da çok önemlidir.

Meyve Yemekten Öncemi Sonramı Yenmeli ?

Meyvelerin beslenme alışkanlığına göre yemeklerden ortalama 1-2 saat sonra yenmesi en sağlıklı seçimdir.

Hangi Yaz Meyvesi Neye Faydalıdır?

Kavun, karpuz, çilek ve böğürtlen gibi meyveler diş etlerinin sağlıklı olmasında, kas ve kemik dokularının bir arada tutulmasını sağlayan kolojen okunun oluşmasında ve genç kızlarda sık görülen kansızlık için demir minarelinin emilmesinde gerekli olan C vitamini açısından zengindir. Kavun, şeftali, kayası, mango gibi sarı ve koyu sarı renkteki meyveler A vitaminin ve potasyumun kaynağıdır. A vitamini (balıktan da) bildiğiniz gibi gözlerin iyi görmesini mukozanın ve derinin sağlıklı şekilde devamlılığını sağlar.

Meyveler Neden Antioksidandır?

Antioksidanlar, oksijenin zararlı etkisinden diğer bileşikleri koruyan ve diğer bileşiklerin okside olmasını önleyen veya geciktiren öğelerdir. Özellikle yaz meyveleri C ve A vitaminleri açısından zengin oldukları için antioksidan özellik taşırlar.

Böğürtlenin Faydaları,

bogurtlenŞimdilerde ülkemizde de kolaylıkla yetiştirilebilen böğürtlen önemli bir antioksidan kaynağıdır. Antioksidan olan gıdaları tükettiğimiz zaman hücreler daha geç ölürler. Buda yaşlanmayı geciktirir. Hafıza güçlendirici özelliği olan böğürtlenin aynı zamanda “böğürtlen yaprağı” suyu ishale çok iyi gelir. Aynı zamanda yaprağın kaynatılıp içilmesi öksürüğe iyi gelir ve kanı temizler. Eğer diyet yapıyorsanız böğürtleni rahatlıkla tüketebilirsiniz çünkü böğürtlen kan şekerini etkileyen bir meyve değildir ve tokluk hissi oluşturur.

Göbeğinizi Eritmek Hiç Bukadar Zevkli Olmamıştı..

yogurtGöbeğini hızla eritmek isteyenler, bol bol yağsız yoğurt yesin! ABD”de yapılan bir araştırmada, düşük kalorili rejimlerine yoğurt seçeneğini ekleyen ve günde üç öğün yağsız yoğurt yiyen aşırı kiloluların, yoğurtsuz bir diyet uygulayanlara oranla yüzde 22 daha fazla kilo verdikleri ve yüzde 61 daha fazla yağ yaktıkları tespit edildi. Yoğurt yiyenlerin ayrıca, karın bölgelerinde yüzde 81 daha fazla yağ yaktıkları ortaya çıktı.

Tennessee Üniversitesi”ndeki araştırmaya katılanlardan Dr. Michael Zemel, yoğurt yiyenlerin hem ortalama yedi kilo olan zayıflama seviyesinden daha fazla inceldiklerini hem de kaslarını diğerlerinden iki kat fazla koruduklarını belirtti.

Dr. Zemel, kas kütlesini korumanın diyet yapanlarda önemli bir konu olduğunu belirterek, “Önemli olan yağ yakmak, kas değil. Kaslar kalori yakmaya yardımcı oluyor, ancak kilo verirken kas kütlesi de kaybediliyor. Buna en iyi çözüm, kalsiyum ve protein ağırlıklı bir diyet, yani yoğurt” diye konuştu. Araştırma Uluslararası Obezite Dergisi”nin nisan sayısında yayımlanacak.
Bu arada Japonya”da yapılan araştırmalar da, yoğurdun nefes kokusunu giderdiğini, diş taşı ve diş eti iltihaplarını doğal yollardan önlediğini ortaya koydu. Altı hafta boyunca günde bir porsiyon yoğurt yiyenlerin yüzde 80”inde, nefes kokusuna yol açan hidrojen sülfit düzeyi azaldı.

« Previous Entries

Selülit